
Gidişimden sonraki ilk cumartesi gününde erkek arkadaşım ve onun arkadaşlarıyla Freiburg' un biraz dışında kalan ve sanıyorum ki oranın turistik bölgelerinden biri olan Titisee' ye gittik. Çok küçük bir yer olduğun
dan ve hava da pek iyi olmadığından fazla uzun süren bir gezi olmadı.
dan ve hava da pek iyi olmadığından fazla uzun süren bir gezi olmadı. Titisee içinde küçük marketlerin ve hediyelik eşya dükkanlarının bulunduğu, daha çok doğası ve gelenekleriyle dikkat çeken bir Avrupa köyü. Bir çok insan buraya gezmeye, gölünü görmeye ve bir akşam
yemeği yemeğe geliyor. Guguk saatleriyle meşhur olan bu köydeki hediyelik eşya bölümlerinin büyük kısmını bu guguk saatleri ve gerçekten çok güzel yapılmış taş bebekler kaplıyor. Gölün kenarındaki yazıda ise Atatürk Barajı' nın da anlatılması ilgimi çeken noktalardan biri.
Hediyelik eşya dükkanlarından sonra burada en çok resturantlar ve kafeler var. Fiyatlar da aslında oldukça uygun; yani turistik bölge diye şişirmemişler.
Gölde bir çok aktivite yapmanız mümkün. Fakat hava çok da iyi olmadığından biz bu fikri bir dahaki gidişimize erteliyoruz. Gölün kenarında biraz gezindikten sonra oranın yerel kıyafetleriyle bir resim çektirip akşam yemeği yiyebileceğimiz bir resturant arıyoruz. Daha sonra fast-food tarzı bir şeyler yemeye karar
veriyoruz. Aslında canımız fish&chips çektiği için böyle bir yemeği tercih ediyoruz desem daha doğru olur. Yemeğimizi yedikten sonra bazı yerel aksesuar ve yiyecek&içecek alışverişi yapıyoruz.
yemeği yemeğe geliyor. Guguk saatleriyle meşhur olan bu köydeki hediyelik eşya bölümlerinin büyük kısmını bu guguk saatleri ve gerçekten çok güzel yapılmış taş bebekler kaplıyor. Gölün kenarındaki yazıda ise Atatürk Barajı' nın da anlatılması ilgimi çeken noktalardan biri.
Hediyelik eşya dükkanlarından sonra burada en çok resturantlar ve kafeler var. Fiyatlar da aslında oldukça uygun; yani turistik bölge diye şişirmemişler. Gölde bir çok aktivite yapmanız mümkün. Fakat hava çok da iyi olmadığından biz bu fikri bir dahaki gidişimize erteliyoruz. Gölün kenarında biraz gezindikten sonra oranın yerel kıyafetleriyle bir resim çektirip akşam yemeği yiyebileceğimiz bir resturant arıyoruz. Daha sonra fast-food tarzı bir şeyler yemeye karar
veriyoruz. Aslında canımız fish&chips çektiği için böyle bir yemeği tercih ediyoruz desem daha doğru olur. Yemeğimizi yedikten sonra bazı yerel aksesuar ve yiyecek&içecek alışverişi yapıyoruz.Dediğim gibi, fazla uzun bir gezi değildi bu. Hem hava şartları hem de sezondan dolayı fazla bir şey yapamadık. Aslında çok küçük bir yer olduğundan yapılacak çok da bir şey yok. Biz de sadece tertemiz hava ve yemyeşil doğanın tadını çıkarıp evimize doğru yola çıkıyoruz.


1 yorum:
Sayfana tıkladım aklıma geldin ne güzel yazılar yazıyorsun hayran kaldım doğrusu. Çok güzel yazmışsın orada olmasam da olmuş kadar oldum....
sevgiler
Yorum Gönder